Ana sayfa Keşfet

Veganlık Bana Göre Mi?

370
0
PAYLAŞ

Vegan olmaya ilk başladığım günlerimde bir çok duyguyu aynı anda yaşıyordum. Heyecan, korku, merak, enerji, endişe, huzur, direnç, şaşkınlık, mutluluk, hüzün…hepsi bir arada, aynı anda, belki de saniyeler içinde bir duygudan diğerine kaydığım oluyordu. Kitaplar almıştım, her şeyi okuyup öğrenmeye çalışıyordum. Videolar izliyordum, bir kaç yeni tarif deniyordum, bir çok yeni ürünle tanışıyordum. Derken bir gün bir yemeğe davet edildim. Herkes kendine göre yemek söylerken tecrübesizliğimden hazırlıksız gitmiştim. Hem tam olarak ne yiyeceğimi bilmiyordum hem de bulunduğum partide tek vegan olmaya karar vermiş kişi bendim! Aç kalmak önemli değildi ama herkesin içinde hiç bir şey yemeyen kız olmak, insanlara ayrı cevaplar vermek, ve o çok sevdiğim peynir tabağına el sürmemek benim için çok zor bir sınavdı. Bir yandan verdiğim karara sadık kalmaya çalışırken, diğer yandan kendimi tartmaya çalışıyordum. Bazen hayatımızda aldığımız kararlar zor gibi ve büyük adımlar gibi görünse de , aslında zor olan o kararı sektelemeden uygulamamış onu anladım. Açıkçası vegan olmadan önce hayatımda beni ve yaşam tarzımı bu denli değiştirecek bir karar vermek zorunda kalmamıştım.

Flört Dönemi Güzeldir

Her veganın bir flörtleşme evresi oluyor, birbirini tanıma dönemi yani. Bu yazımda tam da bu acabalara değinmek istiyorum. Eğer vegan olmayı aklınızdan geçiriyor, ya da acabalar içinde boğulur gibi oluyorsanız sizinle bu süreçteki deneyimimi ve soru işaretlerine belki de cevap olabilecek bir kaç öneriyi paylaşmak istiyorum.

Bu geçiş sürecinin bu kadar da zor ve bilinmez olmaması gerektiğini artık biliyorum. Bazı temel sorular etrafında gideceğim. Eğer bunların dışında sorularınız ya da görüşleriniz varsa lütfen yorum kısmında paylaşın. Bu soru cevaplardan sonra veganlık size göre mi anlamış olursunuz belki…

Yemek yemekten eskisi kadar zevk alacak mıyım?

Yemek yapmayı tutku haline getirmiş biri olarak cevabım kesinlikle EVET! Beni tanıyanlar bilir, vegan olmadan önce mutfağa sadece su almak için giriyordum. Ancak beslenme tercihlerimin değişmesiyle başladı yemek tutkum. Bu sayede veganların sadece havuç ya da nohut yemediklerini anlamıştım. Bir kere hayvansal gıdayı hayatınızdan çıkardığınızda damak zevkinize de ciddi değişiklikler oluyor. Koku alma hissiniz güçleniyor. Belki de önceden sizi cezbeden kokular artık tiksindirebiliyor ya da tam tersi. İlk vegan olduğum dönemde ailemi ve dostlarımı eve davet ediyor, yeni öğrendiğim yemek tariflerini önce onlar üzeirnde test ediyordum bir nevi. Hazırladığım yemeklerin tamamen vegan olduğunu öğrendiklerinde yüzlerine beliren şaşkınlık ifadelerini hiç unutamam. Sevdiğiniz her yemeğin bir vegan versiyonunu yapmak mümkün. Üstelik şimdi gıda endüstrisi o kadar gelişti ki veganlara yönelik bir çok ürün mevcut. Yani özetle yemekten belki de eskisinden daha fazla zevk alacaksınız. Ve yemek yemek daha keyifli, huzurlu, neşeli bir hale dönüşecek.

Açlık hissedecek miyim?

Eğer yeteri kadar besini alırsanız hayır açlık hissetmezsiniz. Veganlığın güzel yanı, doğal gıdaların çoğunlukla daha az kalorili olması ve kolestrol, şeker gibi sağlığı zorlayıcı etkenlere daha az sahip olmaları. Böylece eğer acıkırsanız karnınızı doyurabileceğiniz alternatifler hem çok, hem de çok daha faydalı. Tek dikkat etmeniz gereken besinleri dengeli tüketmek, ve mümkün olduğunca renkli tabaklar hazırlamak. Kendi geçiş sürecimde enerji patlaması yaşadım diyebilirim. Elbette acıkıyordum ama muhtemelen daha sağlıklı ve hayat enerjisi yüksek gıdaları yediğim için vücuduma yansımasını hemen hissediyordum. Aslında hala hissediyorum!

Peynirsiz yaşayabilecek miyim?

Evet, peynir konusu benim de en çok zorlandığım nokta oldu, veganlığa geçiş eğrisi diye bir şey varsa; en son bırakabildiğim peynir oldu. Fakat zamanla peynirsizliğe de alışıyorsunuz. Hem peynir yemek istediğinizde mezbahaları düşünüyorsunuz, hem de peynirin içinde bulunan zararlı maddeleri aklınıza getirdiğinizde biranda o peynir aşermesi geçiyor. Bir de artık vegan peynir alternatifleri var. ülkemizde de üretilen bitkisel peynirler bu aşerme krizlerinde birebir. Evde kendi peynirinizi yapmak da çok kolay. Tarifini buradan bulabilirsiniz.

Sosyalleştiğim zamanlarda zorluk çekecek miyim?

Kesinlikle! Sosyalleşebilecek ve davetlere katılabileceksiniz, ben bu süreçlerin hepsinden geçtim. Sadece kendinize biraz adaptasyon süreci vermeniz gerekiyor. Bu süreçte kendi yemek alternatiflerinizi, dışarıdaki vegan dünyayı, sosyal ortamlarda bulabileceğiniz seçenekleri öğreniyorsunuz. Ama bence bu öğrenme eğrisinden daha zor bir şey var, o da çevrenizdekiler. İnsanlar yargılayabilir, yadırgayabilir, alay edebilir, sizi rencide edecek ya da bu kararınızın kendilerince saçma olduğunu iddia edecek bir çok söylemde bulunabilirler, bununla ilgili şakalar yapabilirler. Yani en azından benim için, arkadaşlarımı ikna etmek yiyecek bir şey bulmaktan daha zordu! 😊 ailem duruma hemen adapte olmuştu, senin tercihin kızım yeter ki kendini yeterince sağlıklı besle dediler. Ama o çevre var ya o çevre. O iş arkadaşları, işe yemeklerinde gittiğimiz her yerde bana sebzeli tabaklar geldikçe açılan konular….. ama zaman içinde bu duruma da alışıyorsunuz. Belki de sabırlı biri olduğumda ilk günden itibaren bana yönelen soruları sabır ve sakince, açıklamalar yaparak cevapladım her zaman. Herhangi bir direnç göstermeden, alınmadan ve çok da anlam yüklemeden. Sosyalleşmenin bir başka güzelliği de artık veganlık ve vejetaryenlik konusunda bir çok restoranda daha fazla seçenek bulabiliyor olmanız. İş sebebiyle gittiğim kebapçılarda bile kendime göre bir şeyler bulabildiğime göre, sanıldığı kadar zor bir durum değil 😊

Bir de arkadaşlarınızı davet edip onlara yeni öğrendiğiniz vegan yemekleri hazırlamanız ve vegan yemeklerin ne kadar lezzetli olduklarını tattırmanız ayrı bir mutluluk kaynağı oluyor.

Vegan olarak seyahat edebilecek miyim?

Elbette seyahat edebileceksiniz. Ben seyahatlerimde yanımda her zaman fındık ceviz gibi yemişler taşırım. Ama bunu sanırım çok uzun yıllardan beri yapıyorum. Son dönemde vegan seyahat ile ilgili bir çok blog da oluşmaya başladı. Yurt içi seyahatlerinizde zaten ne yiyebileceğinizi az çok kestirebilirsiniz. Yurt dışında ise bu bloglar oldukça faydalı olabiliyor. Ayrıca ben de veganizma instagram hesabında özellikle iş seyahatlerimde denediğim noktaları sizlerle paylaşıyorum.

Partnerim/sevgilim/eşim vegan değilse zorluk çeker miyim?

Bu konuda dürüst olmalıyım, kolay değil. Kendi özel hayatımda vegan olan bir partnerim olmadı ne yazık ki. Yine başlardaki alışma süreci gibi, partnerinizin de vegan kararınıza alışma süreci oluyor. Onun da tıpkı sizin gibi ne yiyebildiğinizi nelerin beslenmenize dahil olmadığını öğrenme süreci oluyor. Ama siz ne kadar kararlı, ve kendi kararınızın arkasında durursanız ona da size saygı göstermesi için fırsat tanımış oluyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz menü önünüze geldiğinde partneriniz ‘aaa bak burada vegan seçenekler varmış tam sana göre şeyler bunlar’ diyor, ve söylediğiniz yemekten tırtıklıyor 😊

Vegan olmayan bir partnerinizin olması ayrı bir başka zorluk da getirebiliyor. Sizin karşınızda yediği tabaktakileri görmeye, kokusunu almaya, ve o çiğnerken bakmaya maruz kalıyorsunuz. Bu noktada yapmanız gereken şey sadece kendi yemeğinize odaklanmanız. Ve karşınızdaki kişiye de saygı göstermeniz. Ama gerçekten kolay bir durum değil.

Vegan yaşamak bütçeme zarar verecek mi?

Bu tamamen size bağlı. Ne yazık ki sağlıklı ve temiz beslenmek artık günümüzde daha pahalı. Ne kadar toksik gıda varsa ucuz. Türkiye’de sebze ve meyve çeşitliliği, gıdaların yurt dışına göre daha taze ve yerel üreticilerin çok olması sayesinde nispeten daha şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Ama uygun bütçeli sağlıklı vegan beslenmek hiç de zor değil. Kendi adıma vegan olduktan sonra daha yemek yapmaya başladığım için benim mutfak masraflarım arttı açıkçası. Çünkü kendim evde yapabileceğim inanılmaz şeyler keşfetmeye başlamıştım. Ama aynı oradan dışarıda restaurant harcamalarımda azalma oldu, hem de ciddi anlamda. Daha az hastalandığım için daha az hastane masrafını da unutmayayım 😊 yani özetle veganlık zengin işidir diyenlere sözüm, önce sağlık beslenmenin ne kadar daha maliyetli olduğunu sorgulamaları; ve bütçe de tıpkı diyet gibi tamamen kişisel tercihlere göre şekillenen bir durum. Sonuç: kişisel.

Çok kilo kaybedecek miyim? Ya da alacak mıyım?

Bedeninizdeki değişiklik de yine bir çok etkene bağlı olarak değişiklikler gösterecektir. Bu durum aslında en çok vegan olmadan önceki beslenme düzeninizle iniltili. Eğer çok fazla karbonhidrat, şeker, peynir gibi yağlı ve şekere dönüşen gıdalar tüketiyorsanız vegan olduktan sonra zayıflayacaksınız; ya da tam tersi. Kilo durumunuzdaki değişiklik vegan olduktan sonra ne yediklerinizle de ilgili olacak, çünkü patates kızartması da vegan. Bunun yanı sıra, hayatınızın uzun bir dönemi belirli gıdaları tükettiğiniz için, o gıdaların size bıraktığı tortular, toksinler ve zararlı kalıntıların tamamen vücudunuzdan atılması belirli bir süreç alacak. Elbette çok büyük bir beslenme değişikliği yaptığınız için bedenin adaptasyon sürecinde çeşitli semptomlar ortaya çıkabilir, bedeninize de zaman verin. Bu süreçte yapılması gereken en doğru şey sağlıklı ve hücrelerinizi besleyecek gıda seçimleri yapmanız. Bedeniniz kendi dengesini bulacaktır.

Uzun vadede uygulayabilecek miyim?

Eğer kararınıza sadık kalırsanız, tabii ki de uzun vadede uygulayabileceksiniz. Bana göre bu süreçte en büyük payı o ilk adımı atmak alıyor. Başlamak başarmanın yarısıdır! Bu kararı kendi içinizde emin olarak verdiğinizde, ilk başlarda zorlansanız da adaptasyon sürecinden sonra ne kadar kolay uygulanabilir bir tercih olduğunu fark edeceksiniz. Bir süre sonra vegan beslenmek ve yaşamak sizin hayat biçiminiz hale gelecek. Belki de ondan önceki dönemleri düşündüğünüzde kendinize hayret ederek nasıl yemişim, nasıl yapmışım diye sorarken bulacaksınız. Her seçimde olduğu gibi, bu kişisel bir yolculuk, ve sürecin uzunluğu tamamen kişinin kendisine bağlı. Kendinizi ve limitlerinizi keşfetmeniz için de güzel bir fırsat olabilir.

Dünyaya, çevreye katkım olacak mı?

EVET! Hem de çok! Doğamız gereği hissediyoruz, sosyalleşiyoruz, korkuyoruz, seviniyoruz.. bir çok duygu yanında vicdani yönümüz de var. Kendi vegan olma hikayemde anlatmıştım, benim için her şey bir tavuk fabrikasını gezmemle başladı diye. Öncelikle tek bir canlının bile sizin yemek tercihiniz olmadığını bilecek, ve vicdanen kendinizi iyi hissedeceksiniz. İkinci olarak hayvancılık sektörünün dünyamıza ne kadar zarar verdiğini düşündüğünüzde, bu sektöre para kazandıramadığınız için sevineceksiniz. Bu dünyayı ve tüm canlıları eşit yaşama hakkı vererek yaşanılır kılmak, çevreye verdiğimiz zararı en aza indirerek, sizin için büyük ama insanlık için küçük gibi görünen bu adım, gitgide büyüyecek. Hayvancılığın çevresel faktörlerini burada yazmıştım. Küresel ısınma tehlikesine karşı artık dünya genelinde büyük şirketler yapay tavuk eti üretmeye çalışıyorlar. Yani tabağımızdaki her yiyeceğin çevreye bir etkisi oluyor, ve dünya üzerinde yaşayan herkes kendi çapında sorumluluk alarak bilinçli tercihler yapmak zorunda. Tek tek başlayan seçimlerimiz hep beraber olduğumuzda çoğalarak domino etkisi yaratacak.

Yeterli protein alabilecek miyim?

Vegan mısın?! Peki sen proteini nereden alıyorsun?? Herhalde en çok karşılaştığımız soru bu. Benim hikayemde protein hiç bir zaman problem olmadı. Çünkü ilk günden beri kendi araştırmamı yapıp bitkisel protein kaynaklarını çok iyi çalıştım. Ve bu kaynakları beslenme düzenime muhakkak hafta içine yayarak dahil ettim. Yeterli protein konusu bilinçli yemek tercihleri yaptığınız sürece sizi hiç endişelendirmesin yani. Bitkisel protein kaynakları için bu yazıya göz atabilirsiniz https://www.veganizma.com/bitkiselproteinkaynaklari/

Ruh halimde değişiklikler olacak mı?

Muhtemelen eveti ama olumlu anlamda. Öncelikle hiç bir canlıya zarar vermemenin vicdani rahatlığını hissedeceksiniz. İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri sevgi ve bütünlük hissi. Hayatınızdan bir şeyi çıkardığınızda farkına varmasanız da duygusal olarak yoksunluk, eksiklik hissi hissedebilirsiniz. Bazı arkadaşlarımın sırf bu yoksunluk hissi ile baş edemeyeceklerini düşündükleri için hayvansal gıdalara devam ettiklerini biliyorum. Bu yüzden hayatınıza yeni şeyler ekleyip istemediklerinizi çıkarmak sizi daha çok tatmin edecektir. Örneğin ben hayvansal gıdaları çıkardıkça yerine daha sağlıklı alternatifleri ekledim, hem de bolca! Mesela bu duygusal iniş çıkışlarda elime 3-4 adet salatalık aldım ve peş peşe yediğimi hatırlıyorum.

Fakat burada önemli nokta duygusal değişikliklerinizin sebebinin yediklerinizden değil de, bu geçiş sürecinden kaynaklandığını bilmek. Doğru besin tercihleri yaptığınızda bedeniniz hafifleyecek, doğru yakıt verdiğiniz araba gibi fiziksel enerjiniz ve performansınız artacak; ve bende olduğu gibi bu enerji artışı ruh halinize de yansıyacaktır, eminim!

Umarım yukarıda ele almaya çalıştığım konular, aklınızdaki acabaların cevapları olabilmiştir. Hiç söylemekten bıkmayacağım sanırım: veganlık ve hayatınızda yapmayı düşündüğünüz değişiklik çok kişisel. Ve yaşayacağınız zorluklar tamamen size bağlılık gösterecek. Belki de bu sorunların hiç birini yaşamayacaksınız. Ancak eminim ki, siz bu kararı bir gün verdiğinizde uygulamanın yollarını ve kendinize en uygun geçiş sürecini bulacaksınız.

Sevgiler,

Sevda Sarp

 

PAYLAŞ

Siz ne düşünüyorsunuz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.